Kayıtlar

İlk Bulan - Hakan Yücefer

Resim
  İlk Bulan - Hakan Yücefer Aristo okurken bir şey fark ettim, sonra başka bir şey daha fark ettim, sonra başka bir şey daha. Ama bunların ne olduğunu söylemeden önce bağlamın ne olduğunu söyleyeyim. Bağlam : Aristo’nun evreni birçok bakımdan bizim evrenimizden farklı. Aristo’nun evreni sonlu bir evren, bizim evrenimiz sonsuz, en azından sınırları belirsiz bir evren; Aristo’nun evreni kusursuz bir evren, bizim evrenimiz kusurlu ya da kusursuz değil, öyle bir evren; Aristo’nun evreninin merkezinde yeryüzü var, bizim evrenimizin merkezi yok… Bu saydıklarımın ve bunlara benzeyen başka farkların ardında yatan önemli bir fark daha var ama. Aristo’nun evreni durağan denebilecek bir evren: orada hiç yeni bir şey olmuyor, canlılar evrim geçirmiyor, tarih ilerlemiyor, gelişme, genişleme yok. Varlık kendine yetiyor, kendine sığıyor, kendini aşmıyor, yenilenmiyor. Bizim evrenimizse sürekli değişim içinde, yenilenme içinde. Bizim evrenimizin gerçeği Dağlarca’nın sığmazlık gerçeği dediği şey. A...

Felsefe Ne Yapar? - Luka Zurkic (çev. Meryem Duman)

Resim
  Felsefe Ne Yapar? - Luka Zurkic  (çev. Meryem Duman)   Felsefe eğitiminde alıştırma havuzu diye bir şey yoktur; doğrudan derin sulara bırakılırsınız. Hiçbir ders kitabı öğrencilere nasıl felsefe çalışacaklarını söylemez. Öğrenciler felsefenin ne olduğunu kendi başlarına öğrenirler. Farklı üniversitelerin bölümleri bile felsefenin ne olduğu konusunda hemfikir değildir ve hatta bir felsefe bölümü içinde felsefenin ne yaptığına dair bir fikir birliği de bulunmaz. Bu nedenle, her öğrenci felsefe okuma gerekçesine kendi karar vermelidir. Teorik ve pratik felsefe birbirinden ayrılmıştır; bunun sonucunda araştırma enstitüleri ve akademik dergiler felsefenin yalnızca belirli alanlarına odaklanırlar. Estetik ise bir yerlerde arada kalmıştır. Bazı filozoflar kalın kitaplar yazarken, diğerleri kısa makaleler yayımlar. Bazı filozoflar kendilerini Platon’un Akademisi geleneğinde görürken, diğerleri felsefe tarihini unutmayı tercih ederler. Ben, akademik bir disiplin olarak felsefeni...

Aşk Üzerine Bir Deneme - Eren Süha Özden

Resim
Aşk Üzerine Bir Deneme - Eren Süha Özden   İnsana duyulan aşk, fenomenal dünyanın diğer deneyimlerinden radikal bir biçimde ayrılır. Dünya deneyimi bir çokluğun içinde akarken, aşk tek bir varlığın 'oluşuna' odaklanır. Bu odaklanma, bir nesneye yönelim değildir; zira aşkın işaret edebileceğimiz, 'işte budur' diyebileceğimiz tikel bir maddesi yoktur. Biz o insanın niteliklerini o varlığın nitelikleri oldukları için kutsarız. Dolayısıyla aşk, sonuçtan sebebe doğru akan bir nehir değil; kaynağın kendisinde durma halidir. Aşık olduğumuz şey, o kişinin 'ne' olduğu değil, onun 'kim' olduğu, daha doğrusu onun 'var-olma' biçimidir. Aşk bir deneyim midir? Aşkı deneyimlemek ile herhangi bir şeyi deneyimlemek arasında bir fark var mıdır? Aşkı bir deneyime “indirgemek” bu mefhumu yorumlamamızda bize bir fayda sağlar mı? Tüm bunların cevabının öncesinde bizi daha temel bir soru bekler: Aşk nedir? Elbette bunun cevabını verebilmek için şiirlere, romanlara ya d...

Felsefe Sunumu Nasıl Yapılır? - Alper Yavuz

Resim
Felsefe Sunumu Nasıl Yapılır? -  Alper Yavuz   Bir felsefecinin en temel işi nedir diye sorulursa, bunun yanıtı kuşkusuz yazarlıktır. Her ne kadar Sokrates gibi aykırı örnekler olsa da bir felsefeci en başta yazdığı yazılar/kitaplar aracılığıyla değerlendirilir. Ancak bir felsefecinin tek işinin de yazı yazmak olduğu söylenemez. Farklı nedenlerle felsefecilerin düşüncelerini ya da çalışmalarını sözlü olarak sunmaları gerekir. Bu konuda ilk akla gelen zaten bir sözlü anlatımı gerektiren tez çalışmalarıdır. Yüksek lisans ve doktora tezlerinde, hem çalışmanın belirli aşamalarında (örneğin tez izleme komitesi toplantılarında) hem de sondaki savunma aşamasında bir sunum yapılması beklenir. Diğer türden yazılı çalışmalar için böyle bir gereklilik olmasa da felsefeciler gerek bir yazının hazırlık aşamasında dönütler almak gerekse sonrasında yazıyı tanıtmak için çalışmada savunulan görüşleri sözlü olarak sunarlar. Konferanslar, kongreler bu amaca hizmet ederler. Bir felsefecinin nasıl...

Etiğin Kökeni Nereden Gelir?: Etik Bir Hakikat midir? Yanılsama mıdır? - Sibel Güneş

Resim
 Etiğin Kökeni Nereden Gelir?: Etik Bir Hakikat midir? Yanılsama mıdır? - Sibel Güneş İnsanlık rastlantısallığı sevmez. Hayatın her anında nasıl hareket edeceği, nasıl mutlu bir yaşam süreceği, hayatını nasıl daha değerli yaşayacağı ilgili kuralların olması onu belirsiz ve rastlantısal bir hayatın girdabında kurtarır. Bu kuralların çoğu hayatımızda etik kuralları olarak adlandırılır Burada etik kurallarının kaynağı sorunu ile karşılaşırız. İnsanlık tarihi kadar eski bir konu olan olan etik kaynağını nereden alır? Etik kuralları doğuştan gelen hakikatimiz midir? Etik yapısı itibariyle bir deney konusu olamayacağı gibi gelişimsel biyoloji de olduğu gibi bir evrimsel çizgide izlemez. Konu insanlık tarihi kadar da eskidir ama nesnel deneyimlerin üst üste konması da bizi direk bir açıklamaya götürmez. Böyle olunca filozofun etik projesi de ancak kendi savlarını yine kendi savlarıyla ispatlamaya çalıştığı bir proje olmaktadır. Bu projeyi ele alırken sadece bugünkü etik değerleri ele alıp...