Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fark ve Çokluk - Cengiz Baysoy

Resim
  Fark ve Çokluk - Cengiz Baysoy “Birinci çokluk ontolojiktir ve o olmaksızın toplumsal varlığımızı kavramamız imkânsızdır… İkinci çokluk ise siyasaldır ve günümüzde gelişen koşullar temelinde onu var etmek için siyasal bir proje gereklidir.” [1]   Ontolojik düzlemin postyapısalcı okumaları arasındaki fark politik alana bakışı da farklılaştırmaktadır. Postmodernizm ve altermodernitenin “fark” felsefesine dair ontolojik okumaları arasındaki farklılık politik farklılığa ya da tersine, politik farklılık ontolojik okumada farklılığa yol açmaktadır. Postyapısalcılık bağlamında, postmodernizm ile altermodernite arasındaki analojik ilişki ikisi arasındaki antagonist farkı bulanıklaştırmaktadır. Bu durum postyapısalcı felsefenin önemli bir gerilimi olmasına rağmen, bu gerilim üzerine pek de düşünüldüğü söylenemez. Postmodernizm ile altermodernite arasındaki fark benzerlik ve eşitlik yoluyla silinmektedir.  Ontolojik olan, bir içkinlik düzlemidir ve tekilliğin iyi ve kötünün ötesi...

Türkiye'de Felsefe ve "Merkez" Sorunu - Efe Can Akdeniz

Resim
  Türkiye'de Felsefe ve "Merkez" Sorunu - Efe Can Akdeniz Türkiye’de filozof var mı? Filozof mu demeliyiz felsefeci mi?  Hepimizin aşina olduğu bu sorular felsefeyle ilgilenen hemen hemen herkesin bir dönem kafasını kurcalamış ve çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmalardan hareketle Hamdi Bravo [1]  da bu sorular üzerine düşünmüş ve 5 Nisan 2024 tarihinde bahsi geçen konuyla alakalı bir yazı yayımlamıştı. [2]  “ Türkiye’de Filozof Var mı? Bir Camia Eleştirisi ” isimli bu yazısında Hamdi Bravo, yer yer haklı serzenişlerde bulunmuş; yer yer de bazı çözüm önerileri dile getirmişti. Ayrıca, konu hakkında yapmış olduğu bir söyleşisi de dahil olmak üzere, sorunun ‘dilsel’ ve ‘tarihsel’ olduğunu vurgulamıştı. Ben ise bu sorunun, dilsel ve tarihsel olmaktan çok ‘sistemsel’ olduğunu düşünüyorum. [3]  Bu yazıda ise ilk olarak sorunun dilsel ve tarihsel olup olamayacağını veya ne ölçüde olabileceğini inceleyip Hamdi Bravo’nun söylemlerini ele alacağım. Ardından Gü...

Tarihsellik ve Sosyal İnşa - Koray Saatçı

Resim
  Tarihsellik ve Sosyal İnşa - Koray Saatçı Tarihsellik ile sosyal inşa, kimi y ö nleriyle karşıt iki kavramdır. Bu iki kavramdan birisinin a ç ımlanması g ö revini tarihselcilik, diğerini de sosyal inşacılık yapar. Tarihselciliğin kendi i ç inde Hegelci ve Marksist akımlar gibi maddeci ve idealist b ö l ü ng ü leri vardır. Sosyal inşacılığın kaynağında da, benim idealizmin en y ü ksek aşaması olan adlandırdığım postmodern felsefe vardır. Bu nedenle postmodern sosyal inşacılığın karşısına Hegelci anlamda tarihselciliği değil, Marksist tarihselciliği, yani tarihsel materyalizmi ç ıkaracağım ve bu ele almış olduğum tarihselcilik ile sosyal inşacılığı karşılaştıracağım. Dolayısıyla yoğunlaşmış olduğum tarihselcilik kavramını Marksizm veyahut tarihsel materyalizm olarak da okuyabilirsiniz. Sosyal inşacılığı da postmodern, postyapısalcı vb. olarak her t ü rl ü okuyabilirsiniz. -I- Tarihselcilik, insan toplumundaki hem altyapı ( ü retim bi ç imi, ü retim ilişkileri vb.) hem de ü s...